TURKISH SPECIAL FORCES - Blogcu



TURKISH SPECIAL FORCES




SEHIT OGRETMEN NESE ALTEN

Tarih: 16:34, 18/11/2007

NEÞE ÖÐRETMEN

Küçük,þirin bir tatil kasabasý olan Þarköy’de bahçývanlýk yapan bir babanýn beþ çocuðundan biriydi Neþe.Þarköy’de herkes onu çok sever;öðretmenleri ve ailesi onunla daima gurur duyarlardý.Tanrý’nýn övüpte yarattýðý,tüm güzellikleri ayný anda üzerinde taþýyabilen ender insanlardan biriydi çünkü.
Neþe’nin hayatta tek ideali öðretmen olmaktý.Büyüdüðünde iyi bir öðretmen olup,çocuklarý bir çiçek gibi yetiþtirmeyi,onlara sahip olduðu bütün bilgileri güzellikleri aþýlamayý,daha ilkokul sýralarýnda kafasýna koymuþtu.Ýlkokulu bitirdiðinde,ideali doðrultusunda ilk adýmý atýp,Sinop’ta bir öðretmen okulunu kazanmýþtý.Ancak okulu kazandýðý gün,anacýðýnýn yüreðine bir sýzý düþtü.Öyle ya ….Sinop nere,Þarköy nere….Biricik kýzýný dizinin dibinden ayýrmaya kýyamýyordu Nazife ana.Ama Neþe’nin heyecanýný,sevincini görünce içi elvermese de razý olmuþtu kýzýnýn gitmesine.Neþe,Sinop’a gidip;yetiþtireceði çocuklarýn hayaliyle üstün baþarýyla okulunu bitirip,ayný tempoda yüksek öðretimini de tamamlamýþtý.Artýk hazýrdý.Sabýrsýzlýkla öðretmen olarak atanacaðý günü beklemeye baþladý.
Nihayet beklediði gün geldi.Postacý,Neþe’nin atandýðýný bildiren bir kaðýt getirdi.O gün Neþe için hayatýnýn en güzel günüydü.Ama ne yazýk ki anacýðýnýn yüreðine bu kez daha büyük bir sýzý düþtü.Çünkü güzel kýzýnýn öðretmen olarak atandýðý yer,Diyarbakýr’ýn Bismil ilçesine baðlý;kuþ uçmaz kervan geçmez bir köy olan Çavuþlu köyü idi.Üstelik oralarda terör olaylarý da yaþanýyordu.Zavallý masum insanlar,bir grup eþkýya tarafýndan;kadýn,erkek,genç,yaþlý demeden katlediliyordu.Ýþte bu yüzden Nazife ananýn yüreðine parça parça korlar düþmüþtü.Ne olursa olsun kýzýný engellemek istiyordu.Gitmemesi için ona yalvardý yakardý,caydýrmaya çalýþtý.Anacýðýnýn bu hali Neþe’ye dokunmuþtu ama gitmeye de kararlýydý.Hiçbir güç onu öðretmen olmaktan vazgeçiremezdi.Daha gitmeden,onun ýþýðýna muhtaç çocuklarý görür gibiydi.Anasýný karþýsýna alýp;”yapma anacýðým,beni engellemeye çalýþma,ben bunca yýl boþuna mý hayal kurdum?Bir avuç çapulcuya pes etmek için mi okudum?Ben Atatürk çocuðuyum.Yurdumun her karýþ topraðýnda atalarýmýn kaný var.Bu vatan bize emanet.Ben gitmezsem,o gitmezse oradaki çocuklarýn hali ne olur?Sonra Ata’m bizden utanmaz mý?Hesap sormaz mý?Ýzin ver o mübarek elini öpeyim ve huzur içinde görevimin baþýna gideyim.”diyerek anasýný ikna etmeyi baþardý.Kýzýnýn bu sözleri karþýsýnda,onunla gurur duymaktan baþka yapabileceði bir þey yoktu Nazife ananýn.Bu arada babasý da çok üzgündü ama kýzýyla duyduðu gurur,üzüntüsünden baskýn çýkýyordu.Bu yüzden onu engellemeye çalýþmadý.Ama yine de kýzýný tek baþýna göndermeye kýyamadý ve onunla birlikte Çavuþlu’ya gitmeye karar verdi.En azýndan bir müddet kýzýnýn yanýnda kalmalýydý.Babasýnýn bu kararý Neþe’yi çok mutlu etmiþti.Babasý hem ona can yoldaþý olacak,hem de deðiþik yerler görecekti.
Okullarýn açýlma vakti geldiðinde,baba kýz yola koyuldular.Uzun süren bir yolculuktan sonra nihayet köye vardýlar.Köylüler Neþe’yi büyük bir sevinçle karþýlamýþlardý.Çünkü uzun zamandýr köylerinde öðretmen barýnamýyordu.Böyle gencecik pýrýl pýrýl bir öðretmenin köylerine gelmesi herkesi sevindirmiþti.Yalnýz bu sevincin yaný sýra gözlerde bir korku,bir ürkeklik vardý.Bu Neþe’nin gözünden kaçmadý.Orada yaþanan korkuyu ,sanki yýllardýr kendi de yaþýyormuþçasýna birden içi burkuldu.O insanlarýn çaresizliðini yüreðinde hissetmiþ ve bu çaresizliði umuda;gözlerdeki karanlýðý da aydýnlýða çevirmeye ant içmiþti.Bundan asla vazgeçmeyecekti….ASLA!
Neþe ve babasý,kendilerine gösterilen nohut oda,bakla sofa misali bir eve yerleþtiler.Neþe’nin içi içine sýðmýyordu.Bulunduðu ortam,köylü çocuklar,onu çok etkilemiþ;idealleri doðrultusunda daha da kamçýlamýþtý.Orada yapacaðý çok þey vardý…Gece olup yataðýna girdiðinde,kalemini,defterini alýp bir þeyler yazmaya çalýþtý.Ama öylesine doluydu ki;duygularýný ifade edebilecek sözleri bir türlü seçemiyordu.Sonra nedendir bilinmez þu dizeler dökülüverdi kaleminden;”Dönülmez akþamýn ufkundayýz.Vakit çok geç.Bu son fasýldýr ey ömrüm,nasýl geçersen geç…Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,avunmak istemeyiz böyle bir teselli ile………”Bu dizeler,belki Neþe’nin en sevdiði þarkýnýn sözleri olduðu için,belki de baþýna geleceklerin habercisi olduðu için dökülmüþtü kaleminden.Ne yazýk ki bunu kimse;hiçbir zaman anlayamadý.
Ýþte büyük gün!...Neþe’nin öðretmenlik yaþamýnýn ilk günü.Neþe erkenden kalkýp okuluna gitti.Ama karþýlaþtýðý manzara hiç hoþuna gitmemiþti.Okulun kapýsýnda ve tahtasýnda terörist baþýný öven yazýlar yazýyordu.Bunu asla hazmedemezdi.Baþýna gelebilecekleri bile bile,hiç tereddüt etmeden derhal o çirkin yazýlarý sildi,kazýdý.Bir öðretmen olarak,ilk görevi bu olmuþtu...Daha sonra dersine baþladý.O an dünyanýn en mutlu,en gururlu insanýydý.O,artýk bir “öðretmen”di.Hem de birçok insanýn gezmeye dahi gitmekten çekindiði bir köyün öðretmeni…
Neþe gündüzleri okuluna gidip dersini veriyor,akþamlarý da o zor þartlar altýnda bile gözlerinin içi parlayan çocuklarý için planlar yapýyor,hayaller kuruyordu.Böylece tam 25 gün geçti…
Bu arada,Neþe’nin okul kapýsýndaki yazýlarý sildiði eþkiyalarýn kulaðýna gitmiþti bile.Bunu duyan canilerin gözü dönmüþ;derhal köye gelip Neþe’nin yaþadýðý evi bulmuþlardý.Güzel Neþe’cik baþýna geleceklerden habersiz,babasý ve kendisi için yemek hazýrlarken,evlerinin kapýsý kýrýlýrcasýna tekmelenip,yumruklanmaya baþladý.Kapýnýn önünde bir grup eþkýya,anlaþýlmaz sözlerle baðýrýp çaðýrýyorlardý.Birden içeri dalýp,ne olduðunu bile anlayamadan Neþe ile babasýný dýþarýya çýkarýp;birkaç yüz metre sürükledikten sonra……….
Neþe ile babasý oracýkta yýðýlýp kalmýþtý…..Yaþý kadar kurþun vardý Neþe’nin narin bedeninde…Kalem tutan o güzel elleri son bir kez selam verircesine baþýnýn kenarýnda dona kalmýþtý.Elleriyle birlikte her þeyi;umutlarý,hayalleri,idealleri…….
Acý haber Þarköy’e tez duyuldu.Kimse inanmak istemiyordu duyduklarýna,bu kötü bir þaka olmalýydý.Ama ne yazýk ki deðildi.Ertesi gün selalar acý acý okunurken bütün Þarköy yasa boðuldu.Neþe “ÞEHÝT”olmuþtu.
Henüz yirmi bir yaþýnda,..gelinlik giyecekken kefen giyen Neþe’nin cenazesi evinin önüne geldiðinde,anlatýlmaz bir acý sardý Þarköy’ü.Göz yaþlarý sel olup denize akmýþ,feryat figanlar yeri göðü inletmiþti.Neþe’nin öyküsü yakmýþ kavurmuþtu yürekleri.Ama çaresiz uðurladýlar onu son yolculuðuna.
Neþe Türk bayraðýna sarýlý anlý þanlý giderken,anacýðýnýn da bir yarýsýný almýþ götürmüþtü.Kadýncaðýz son bir kez yüzlerini dahi göremeden topraða vermiþti biricik kýzýný ve çok sevdiði kocasýný...Allahým!....Bu nasýl bir acýydý;hangi duygu,hangi sözdü bunun karþýlýðý….Hiçbir dilde karþýlýðý olmayan bu acýyla nasýl yaþayacaðýný bilmiyordu Nazife ana.O an Neþe’nin hayali gözünde canlandý;”sil gözünün yaþýný anacýðým.Sen analarýn en yücesisin.Sen bir þehit anasýsýn.Senin gözlerine yaþ deðil gurur yaraþýr...Þunu bil ki kýzýn en yüce mertebede.Bu öyle güzel ki….Ýnan bin kere dünyaya gelsem,hiç çekinmeden yine ayný þeyleri yapardým.;Vataným için bin kez canýmý feda ederdim.”der gibiydi biricik kýzý…Doðruydu;o artýk bir þehit anasýydý,baþý önüne eðilmemeli,gözünde yaþ olmamalýydý.O anda acýsýný kalbine gömüp,baðrýna taþ bastý Nazife ana.Alný ak,baþý dik,kýzýnýn adý verilen sokakta;”ÞEHÝT ÖÐRETMEN NEÞE ALTEN”sokaðýnda gururla yaþamýný sürdürdü.







Caným arkadaþým Neþe’nin anýsýna saygýlarýmla………………








“CESARET KORKUNUN YOKLUÐU DEÐÝLDÝR;BAÞKA ÞEYLERÝN KORKUDAN DAHA ÖNEMLÝ OLDUÐU KANISIDIR…”

 

 


Sehitler Icin

Tarih: 03:43, 12/11/2007

AĞLAMA ANAM .(ŞEHİTLER İÇİN)
Ben şehit olursam eğer ağlama anam,
Şehitler ölmez, karalar bağlama anam,
Güldürme kahpenin soyunu, görmesin seni üzgün,
Vatan sağ olsun, sen sağ ol, ağlama anam.
Benim dolaştığım dağlarda itler dolaşmasın,
Al Bayrağım yere düşüp, toza bulaşmasın,
Vatanımda Amerikan ve Ermeni piçleri dolaşmasın,
Ezanlar dinmesin, bebekler ölmesin ağlama anam.
Ben kaybolursam üzülme güzel anam,
Elbet fırsat bulur, yine ortaya çıkarım,
Yine dağlarda dolaşır vatanımı beklerim.
Yeter ki senin gül yüzün solmasın ağlama anam.
Ben gazi olursam, parçalansam dahi,
Bedenimle değil kalemimle savaşırım,
Yine Bayrağımı sallar, böldürtmem bu cennet vatanı,
Sen kalbini ferah tut, hiç ağlama anam.
Ben şehit olursam, bacım, kardeşim, babamda ağlamasın,
Al Bayrağa sarılı tabutumu gördüğünüzde dik durun,
Hainler bakıp ta gülüp oynamasın, iştahları kabarmasın,
Biz bir ölür, bin diriliriz ağlama anam.
Hepimiz kardeşiz diyorlar, bunlar nasıl kardeş anam,
Sen böyle kardeş ne doğurdun, ne yetiştirdin,
Pusu kuran bu kâfirler bana kardeş olamaz,
Elbet bir gün bitireceğiz bunların işini sen ağlama anam.
Eğer ben ölürsem kanımı yerde kalmasın,
Kardeşimi gönder benim yerime vatanımı beklesin,
Dolaştırmasın vatanımda bu sütü bozukları,
Masumlara kıydırmasın, kırsın kollarını bu itlerin, ağlama anam.
Ben şehit olursam ağıtlar yakma canım anam,
Daha geçen hafta on beş kardeşimin kanı kurumamışken,
Bu hafta on iki arkadaşıma da kıydı kahpeler,
Sıra oğluma geliyor diye, sakın ağlama anam.
Korkmasın kardeşlerim vatan için savaşmadan,
Bizi kimse yıldıramaz bu kutsal davadan,
Hain yerli medyadan ve ukalâlık yapan sözde uzmanlardan,
Uzak durun, bize kefen biçenleri seyrederek ağlamayın anam.
Nerede o Lâik ve sivil toplum örgütleri,
Bir papaz ve Hrank kadar haysiyetimiz yok muydu?
Nerde Al Bayraklarım ve Vatansever insanlarım,
Olmasalar da sen varsın ya bana yetersin,
Vatan sağ olsun ağlama canım anam.
Şehitler ölmez, Bayrak inmez, Ezan dinmez ve Vatan Bölünmez


Tarih: 13:31, 16/2/2007


Tarih: 13:29, 16/2/2007


Tarih: 13:27, 16/2/2007


Tarih: 13:25, 16/2/2007


Tarih: 13:23, 16/2/2007


Tarih: 13:21, 16/2/2007


Tarih: 13:13, 16/2/2007


Tarih: 13:11, 16/2/2007



{ } { Sonraki Sayfa }